Şehrin bitip yapının başladığı çizgi aslında nerede? Mimarlık ve şehircilik arasında gerçekten keskin bir çizgi var mı? Eğer varsa o çizgi yapının duvarlarında mı olmalı?
George Perec'in 1978 yılında yayınlanmış La Vie Mode d'Emploi ( life: a user's manual) kitabında kullanılmış imaj, New York'ta bir apartmanın dış cephesi olmaksızın resmedilmesiydi. Kentsel öğeler olarak tanımlandırılan cephe, giriş ve dış cephe elemanları olmaksızın apartman, içerisindeki o ayrı dünyayı yapıyı sadece kentsel tekil bir öğe olarak düşünmeden incelememizi sağlıyor.
Tarımla ilişkili zengin kesimin evlerinin asilzade evlerine dönüşmesi, bazilikaların kilise olması kentsek düzenlerin bu elemanların çevresinde büyüyerek oluşması Avrupa kentselliğinin başlangıcı olarak nitelendiriliyor. Makaleye göre atomun parçalanabilir olduğunu insanoğlu keşfedince, bu tarz yapılandırılmaların da bölünebilir olduğu mantığını oturtmuştur.
1948 Bruno Zevi Architecture as space: How to look at architecture, boşluğu (space) mimarlık ve şehircilik için temel bir element olarak tanımlamıştır. Zevi'ye göre mimarlıktaki mekansal tecrübe şehrin içine doğru uzanıyor, caddelere, meydanlara, dar sokaklara, parklara, stadyumlara ve kentsel boşluk (empty) nereye yapıldıysa. Akışkan bir mekan tecrübesinin yapı içinden şehrin kalanına akmasını sorguluyor.. Kamusal alanları da yapı içindeki boşlukların şehirdeki uzantısı olarak görmektedir.
Le Corbusier'in Unite d'Habitation örneğinde düşey bir kamusal alandan bahsedilebilir. Yapılarla beraber tasarlanmış kamusal alanlardan bahsederken, düşey kamusal alanlar da unutulmamalı. Bu örnekte mimarın niyeti bu projede konuttan olanlar ile dışarıdan gelenlerin eşit olarak yararlanabildiği kamusal alanların tasarlanmasıydı. İç ile dış arasındaki çizgi yapının içine taşınınca yapının limiti ve konsepti başkalaşmış oldu. Obje (mimarlık) ve bağlam (şehir) arasında yeni bir ilişki kurulması konusu ortaya çıkmış oldu.
Rossi ise meydanlar, caddeler ve yapıları asıl kentsel (urban) konu olan şehrin basitleştirilemeyecek elemanları olarak değerlendiriyor.
Kaynak: C3_306_FEB2010
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder